2 Nisan 2017 Pazar

Italeri, 1/48 Henschel Hs126 A1/B1


Yaklaşık iki aydır, ara ara bu parasol dizayn ile oyalanıyorum. Italeri'nin kutuladığı bu ICM modeli üzerinde modelcilik hayatımın ilk perçin açma denemesini gerçekleştireceğim. Bu iş için RB Productions ' ın mini riveter ürününü edindim. Ürünün elime ulaşması sırasında Plastik modeller üzerine perçin detayları açma hakkında bazı videolar seyredip makaleler okuduktan sonra kafamda bir takım soru işaretleri oluştu doğal olarak. Her yiğit yoğurdu kendine göre yemekteydi ve anlaşılan ürün gelip iş başına oturmadan bazı şeyler açıklığa kavuşmayacaktı. Kimisi perçini modeli birleştirmeden önce açıyor, kimisi de tüm montajı bitip astarı dahi uyguladıktan sonra açıyordu perçini. Ne kadar video seyredersen seyret, ne kadar okursan oku "deneme yanılma" metodundan kaçış olmadığını bir kere daha açık olarak gördüm. Yeteri miktar kaşınıp eşindikten sonra "montajdan önce" bu işi denemeye karar verdim. Kanat altı ve üstü iki gece, gövde ve yatay stabilizeler bir gece olmak üzere üç akşamda uygulanabilecek perçin detaylarını internetten bulduğum bir vesikayı rehber alarak uyguladım.. 





Perçin açma süreci hakkında bir iki kelam etmek gerekirse, perçin açmak ciddiyet ve sabır isteyen bir aşama. Süreci azıcık tavsattığınız an roller anlamsız yerlere kayıp gidivermekte. Süreç sırasında videolarda gördüğüm desteksiz roller çeken abilere saygı duydum. Ben serbest el denediğimde kısaca  "olmadı ". Ayrıca oturuş pozisyonunuz, parçaların üzerinde hakim duruşunuz da ciddi bir şekilde önemli. Yatar veya robdeşambır ile uzanmış durumdayken asla olmuyor mesela.. Güzel güzel çökmeniz gerekiyor masanıza ve parçalarınız üzerine..  


Kokpit içi ile hiç ekstradan uğraşmadım. Daha sonra görünmeyecek detaylar için bir ton para harcamak, onları yapıştırmaya saatlerce kasmak hiç işime gelmedi. Hani diyorlar ya  " biliyorum kapandıktan sonra görünmeyecek ama dayanamayıp rezin koltuk, p.e. gösterge tablosu, düğme seti ve dahi nice detayları daha ekledim.. şimdi rahatladım hah. . Ben biliyorum orada onlar "..   Ama benim hiç umrumda olmadı, sonuçta içi görünmüyor ve ben biliyorum ki son derece sıradan bir kokpit içi var bu modelde.. 
 


Yatay stabilizelerin sola doğru açılı olduğunu görünce de epey şaşırmış, bunu aysiem in bir hatası zannedip beş on dakika kalayı vermiştim. Ama durumun tamamen bir dizayn meselesi olduğunu mevcut planları inceleyince gördüm.  Ne yapçan cehalet işte...  



Montaj ve tesviyeyi takiben siyah ile preshading yaptım. Bunu yaparken de  ilk preshading denememi hatırlayıp epey bir güldüm. Siyah çizgileri attıktan sonra ana boyayı yaparken uçağı langadak boyayınca tüm preshadeleri kaybetmiş ve " hani ne oldu şimdi? Niye o kadar uğraştık ? Böyle teknik mi olurmuş yerim preşeydinki, bir daha yapanı..  " diye  forumlara yazıp çizmiş söylenmiştim epey bir.. Cehalet ne kötü bir şey...





Bu sefer o eski tufaya düşmedim ve azar azar boyadım ana rengi, sakin sakin...





Boyama aşaması ve soru işaretleri hala bitmiş değil. Henüz vernik atıp yağlı boya ile yıkama silme yapmadım ama perçinlerin kaybolmayacağından şu an eminim. Verniği dekallerin geldiği bölgelere daha çok yedirip, dekalsiz bölgeleri değdirip geçeceğim. Dekal sonrası şu an için muammalı. Renk tonlarıyla lokal olarak daha çok oynamak istiyorum.. Yağlı boyaları ve aquarell kalemleri de işin içine katmak planlarım var. Denemek istediğim benim için bir çok yeni teknik ve malzeme var bu model üzerinde. Artık yamalı bohçaya mı benzetirim,  yoksa genelde kendi içinde bir uyum yakalar mıyım  neticesini ben de merak ediyorum.. Ayrıca bildiğim şeyleri de tembellik edip uygulamadığım için kızıyorum.. Mesela sarı rengi boyamadan önce bölgeye bir beyaz altlık uygulamak.. Bunu da pas geçtim, o yüzden de oturtamadım cowlingteki sarıyı henüz..  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder